YUNAN ADALARI TURUMUZ – RODOS – MYKONOS – SANTORINI Part-2

      Sabah 7’de gemideki anonsla beraber Rodos’ta uyanıyoruz. Hemen hazırlanıp kahvaltı için, büyük restorana geçiyoruz. Ege peynirleri, zeytinleri ve yeşillikleriyle güzel bir kahvaltı yapıyor, üstüne de bol köpüklü Türk kahvesi içiyoruz (Türk Kahvesi ücretli). Ben kahvaltı ve Türk kahvesi olmadan güne başlayamayanlardanım 🙂 İlk gün tüm tur rehberlerinin ısrarına rağmen biz hiçbir ada için tur almamayı tercih ettik. Hem daha fazla zaman geçirmek istediğimiz yerler farklıydı, hem de fiyatlar çok uçuktu. Kendi planımızı kendimiz yapıp, çok cüz-i rakamlarla görmek istediğimiz yerlere gittik. Saat 9 da Rodos’tayız…

rodos

Rodos Limanı

      Daha limana yaklaşırken o caanım denizi, tüm adayı çevreleyen tarihi surları görüyoruz. Gezimizde tarihi açıdan en önemli yer Rodos. Aynı zamanda bir gün de, tadını sonuna kadar çıkaramayacak kadar da büyük. O yüzden en merak ettiklerimiz yerlerle başlıyoruz. Gemiden iner inmez daha limandan çıkmadan solda Duty Free ile karşılaşacaksınız. Kendinizi alışveriş için gemiye dönme zamanına saklayın.

rodos-turist-treni

Rodos-Turist Treni

      Limandan çıktığımız yer de, o kırmızı, üstü açık turist otobüslerini bekliyoruz. 5 dk içerinde geliyor ve biz tüm Rodos’u bu otobüslerle gezmek için kişi başı 6 Euro ödüyoruz. Binerken bir kulaklık ve bir harita veriliyor (fiyata dahil). Biz planımıza göre haritada işaretleyip, o noktalarda inip, gezip, tekrar bir ücret ödemeden yarım saatte bir gelen turist otobüsleri ile gezimize devam ettik. Hiç inmeden bindiğiniz yere dönmeniz  1 saat sürüyor. Planınızı bunu da göz önünde bulundurarak yapın. Biz Akropolis ve Apollon tapınağı için otobüsten indik. Siz daha küçük bir gezinti yapmak isterseniz turist trenlerini tercih edebilirsiniz, çok tatlılar. İkisi de görkemli ve çok iyi korunmuştu. Kullanıldıkları zamanda kalmış gibiler. Yunanlılar gerçekten çok iyi bakmış tarihine. Ayrıca bol ağaçlı yemyeşil doğasına hayran kalmamak elde değil.

rodos-yasayan-tarih

Rodos ve Yaşayan Tarihi

 

apollon-tapinagi

Apollon Tapınağı

      Biz dönüş yolunda turist otobüsünden Old Town (eski şehir) denilen kalesinde dolaşmak için limandan iki durak önce inip, Büyük Kapı’dan içeri giriyoruz. Adaya 450 yıl Osmanlıların hüküm sürdüğünü düşünürsek, Osmanlının motiflerine, yaptırdığı camilere rastlıyoruz. Camilerde diğer tarihi yapılar gibi korunmuş durumda. Kalenin sokaklarında çeşitli hediye eşya satan dükkanlar, damak tadımızı okşayan restoranlar mevcut. Gezerken şövalyeler sokağını kaçırmamanızı tavsiye ederim. Çünkü her yeri tarih kokan, yaşanmışlıkların verdiği duyguyla, nereye bakacağınızı şaşıracaksınız. Türkçe konuşurken araya giren Rumlar’a dikkat 🙂 İnanılmaz sıcak kanlı ve yardımsever insanlar. Ben tüm hediyelik eşyalarımı Kale içindeki küçük dükkanlardan aldım. Mavi taşlar, zeytin yağlı sabunlar ve Yunan tanrıları bibloları… Bol bol yoğurt yedim. Santorini ve Mykonos’a göre oldukça uygun.

akvaryum-plaji

Akvaryum Plajı

       Biz Lindos çok önerilmesine rağmen gitmedik. Bu kadar kısıtlı zamanda kalan 2 saatimizi Akvaryum plajında denize girmek için değerlendirdik. Denizi şahane… Ben Rodos’un esnafından, işletmecisine, tarihinden, denizine kadar her şeyine ba-yıl-dım. Kesinlikle tavsiye ediyor, en yakında zamanda en az 3 günümü ayırarak tekrar gitmeyi düşünüyorum.

rodos-akropolis

Rodos-Akropolis

      Akşam saat 5,30 da Limana geri dönüyoruz. Limandan girer girmez kalan yarım saatimizi Duty Free de alışveriş ile geçirip gemiye biniyoruz. Ki fiyatlar Türkiye’nin neredeyse yarısı kadar olunca, bu süre bize yetmedi tabi… Biz akşam yemeği için hazırlanırken gemimiz ikinci durağımız olan Mykonos için hareket etti bile. Gemideki ilk akşam yemeğimiz yemeklerin görselliği ile çok iştah açıcı başladı. Her şeyden, hepsinden aldık. Ama yemeğe başladığımızda çok tatsız, özensiz ve bazı yiyecekleri ağırlaşmış bulduk. Bu ve bundan sonraki tüm akşam yemeklerim peynir, zeytin ve yeşillik oldu. Tüm tatil boyunca akşam yemekleri benim için hüsrandı. Hoşnutsuzluğumuzu dile getirdiğimiz zaman da, ‘bizim yemeklerimizi herkes beğeniyor’ diye yanıt aldık.

      Biz yolculuk esnasında tüm gecelerimizi Pool Bar da geçirdik. Açık hava ve deniz. Gemide devamlı bir etkinlik var. Genel olarak sıkılmak söz konusu değil. Canlı müzik, animasyonlar, dans gösterileri, casino. İkinci gün vücudumuz gemiye alışmış, yorgunluğunda verdiği etkiyle uykuya çabuk dalmıştık. Sabah 4 suları tüm dolap kapakları ve çekmecelerin açılmasıyla uyanıp, bir korku filmi yaşamadık değil 🙂 Odadaki tüm eşyaları sabitlemeyi unutmayın…Devam ederek Rodos’a ait diğer fotoğrafları görebilirsiniz.

Yunan Adaları turumuz Part-3 için Tık Tık…

Sevgilerimle…

rodos-pazar

Rodos Kale Pazarı-Yunan Tanrıları Biblolarından kesinlikle alın derim.

 

old-town

OLD TOWN

 

rodos-muze-girisi

OLD TOWN içindeki müze

 

rodos-muze

Rodos Müzesi

 

rodos-muze-gezisi

 

 

Leave a Reply